Filmloverss.com editörleri tarafından hazırlanan bu listeyi sizlerle paylaşıyoruz.

Yazının orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.


 

Whiplash, Sin City, Saw, Bottle Rocket ve daha sevilen pek çok filmin kısa filmden uzun metraj filmlere uyarlandığını biliyor muydunuz?

Tüm filmlerin bir çıkış noktası vardır; yaşanmış gerçek bir hikaye veya hayal dünyasında üretilen bir fikir, sinemacıların beyazperdeye taşımak istedikleri hikayelere ilham kaynağı olabilir.

Ancak, bulunan eşsiz fikirlerin uzun metraj bir film olarak beyazperdede yer alması bazen daha uzun sürebilir. Özellikle öğrencilik yıllarında olan ya da sinema sektöründe adını yeni duyurmaya başlayan sinemacıların, bugün devrim olarak kabul edilen çalışmalarının büyük bir kısmı ilk olarak bir kısa film halinde izleyenlere sunuldu. Adını sinema tarihine yazdırmayı başarmış bu filmlerin bir çoğu, bir nevi taslak kabul edebileceğimiz kısa filmlerden geliştirilerek bugün oldukları hale geldi. Bugün sinema dünyasına baktığımızda, buldukları eşsiz fikirleri büyük çabalar ve biraz da şansın yardımıyla uzun metraj bir yapıma dönüştürmeyi başarmış onlarca yönetmen ile kısa filmden başarılı uzun metraj yapımlara dönüşen onlarca film olduğunu görürüz.

Pek çoğumuzun en çok sevdiğimiz filmler listesinde yer alan bu filmlerin kısa film hallerini ve uzun metraj olma yolunda giderken geçirdikleri değişiklikleri sizler için bu dosyada derledik.

Hazırlayanlar: Elif Güngör & Emre Serbes

1. Bottle Rocket (1994) / Bottle Rocket (1996)

1992’de Teksas Üniversitesi’nde katıldıkları dramaturji dersinde tanışan Wes Anderson ve Owen Wilson, birlikte Bottle Rocket adındaki bir kısa filmde çalıştılar. Ne yapacaklarına dair tek bir fikirleri bile olmayan üç budalanın suçlu olma yolunda başından geçenleri konu alan kısa filmin başrollerinde Robert Musgrave, Owen Wilson ve kardeşi Luke Wilson yer alıyordu. 1994 Sundance Film Festivali‘ne katılan Bottle Rocket eleştirmenlerden istediği geri dönüşü alamadıysa da, film yapımcısı James L. Brook‘un dikkatini yakalamayı başardı. Böylece Brook’un desteği ile ikilinin ilk uzun metraj filmi çekilmiş oldu.

Bottle Rocket‘ın uzun metraj versiyonu 1996’da vizyona girdi ve kısa sürede büyük başarı elde etti. Eleştirmenler ve sinefiller tarafından kült olarak nitelendirilen 92 dakikalık uzun metraj film ve 13 dakikalık kısa filmin arasındaki farklıklar ise daha çok estetik anlamda kendini belli etti; uzun metraj Bottle Rocket’ın hikayesi uzatıldı ve siyah-beyaz olan kısa metraj filmin aksine uzun metraj filmin renkli olmasına karar verildi. Uzun metraj filmde, arka fonda çalan jazz müziğinin yerine Devo grubunun eski üyesi Mark Mothersbaugh‘un bestelediği film müziği kullanıldı. Martin Scorsese‘nin favori on filminden biri olarak saydığı Bottle Rocket ile Wes Anderson ve Owen-Luke Wilson kardeşlerin kariyeri başlamış oldu.

Wes Anderson’ı bugün en başarılı yönetmenlerden biri haline getiren kendine has tarzı düşünüldüğünde, uzun metraj film için yapılan değişikliklerin oldukça yerinde olduğunu kabul edebiliriz. Bottle Rocket’ın kısa film versiyonunda değişiklikler yapılmasaydı, Wes Anderson yönetmenlik kariyerinde nasıl bir yol izlerdi bilemiyoruz. Ancak Bottle Rocket’ın uzun metraj filmi ile, bugün bir Wes Anderson filmi dediğimizde aklımıza gelen; renk uyumu, kusursuz simetri gibi özelliklerle tanışmış oluyoruz.

2. Frankenweenie (1984) / Frankenweenie (2012)

Disney 2007’de, Disney Digital 3D teknolojisini kullanarak yönetmesi için Tim Burton‘la iki filmlik bir anlaşma imzaladı; bu filmler Alice In Wonderland (Alice Harikalar Diyarında) ve Burton’ın 1984 yapımı kısa filmi Frankenweenie‘ydi. Stop-Motion animasyon olarak çekilen Frankenweenie ile aynı isimdeki 1984 kısa filminin arasındaki fark ise; kısa filmin, başrollerinde Shelley Duvall, Daniel Stern ve Barret Oliver‘ın yer aldığı canlı aksiyon filmi olmasıydı.

Frankenweenie kısa filmi tamamlandıktan sonra Disney, filmin stüdyonun beklediği gibi bir aile filmi olmadığını düşünerek Tim Burton’ı kovmaya karar verdi. Normal şartlarda 1984’te yeniden gösterime giren Pinokyo’dan hemen önce gösterilmesi beklenen kısa film programdan çıkarıldı ve Disney Frankenweenie’yı rafa kaldırdı. Burton’ın Pee-Wee’s Big Adventure filminde ve Batman serisinde büyük başarı yakalaması, Disney’i kısa filmi 1992’de piyasaya sürmeye teşvik etti.

Uzun metraj animasyon film Frankenweenie 2012’de vizyona girdi ve En İyi Animasyon Film kategorisinde Oscar’a aday gösterildi. Tim Burton’ın hayal dünyasını düşündüğümüzde, yönetmenin ilk projelerinden biri Frankenweenie’nin canlı-aksiyon filmi yerine animasyon film olarak çekilmesi, yönetmene hayal gücünü yansıtmada daha büyük bir kolaylık sağladığını düşünüyoruz.

3. The Dirk Diggler Story (1987) / Boogie Nights (1997)

1987’de henüz 17 yaşındayken Paul Thomas Anderson, Dirk Diggler adındaki bir kurmaca porno yıldızının yükselişini ve düşüşünü anlatan The Dirk Diggler Story adlı mockumentary (sahte belgesel) kısa filmi çekti. Anderson, video kamera ile çektiği 32 dakikalık kısa filmi daha sonra VCR’dan VCR’a düzenlemeler yaparak tamamladı. Hikayesi, 70’lerin porno yıldızı John Holmes’un hayatı ve 1981’de beş kişinin ölümü ile sonuçlanan Wonderland cinayetlerindeki rolüne dayanan kısa film, aynı zamanda Rob Reiner’ın kült sahte belgeseli This Is Spinal Tap‘ten de ilham aldı.

Kısa filmden 10 yıl sonra Paul Thomas Anderson The Dirk Diggler Story’i tekrar ele aldı ve ikinci uzun metraj filmi Boogie Nights‘ı çekti. Paul Thomas Anderson’ın kariyerinde çok büyük bir rol üstlenen Boogie Nights, üç dalda Oscar’a aday gösterildi.

4. The Customer Is Always Right (2004) / Sin City (2005)

RoboCop filmlerinde yaşadığı hayal kırıklıklarından sonra çizgi-romancı Frank Miller, bir daha asla grafik romanlarının haklarını satmayacağına dair yemin etti. Bu yüzden yönetmen Robert Rodriguez, Miller’ın imzasını taşıyan Sin City‘nin film versiyonunu çekmek isteğine karar verdiğinde işe ilk önce üç dakikalık The Customer Is Always Right kısa filmini çekerek başladı.

Rodriguez, başrollerinde John Hartnett ve Marley Shelton’ın yer aldığı kısa filmi “Eğer bunu beğenirsen, filmin açılış sekansı olacak. Eğer beğenmezsen, arkadaşlarına gösterebileceğin kendi kısa filmin olur” diyerek izletti ve Miller’ın güvenini kazanmayı başardı. Rodriguez’in grafik romanına ne kadar sağdık kaldığını gören Miller böylece Sin City’nin beyazperdeye uyarlanmasını kabul etti. 3 dakikalık kısa film daha sonra Sin City’nin açılış sekansı olarak uzun metraj filme dahil edildi.

5. Saw (2003) / Saw (2004)

2003 yılında senarist Leigh Whannell ve yönetmen James Wan, yazdıkları yeni senaryo ile yapımcıların dikkatini çekmeyi başaramadılar ve Saw’ı hayata geçirebilmek için Avusturalyalı sinemacıla Los Angeles’a taşındılar. İkili, senaryolarının neler vadettiğini göstermek amacıyla içinde dehşet verici işkence sahnelerinden birinin yer aldığı bir kısa film çekti.

Los Angeles’a vardıklarında Whannell ve Wan yapımcı Gregg Hoffman ile bir araya geldi. 7 dakikalık kısa filmi izledikten sonra Hoffman, filmi ve senaryoyu Evolution Entertainement’ten ortakları Mark Burg ve Oren Koules‘la paylaştı ver ardından Saw’ın uzun metraj filminin çekilmesi için ikiliye 1.2 milyon dolarlık kaynak vermeyi kabul etti. Yapım şirketi Whannell ile Wan’a filmin kurgusunda tam kontrol vaat etti ve ikiliyle filmden elde edilen gelirin yüzde 25’ini alacakları bir anlaşma imzaladı.

Bugün, 7 dakikalık bir kısa film olarak başlayan Saw; 7 uzun metraj film, 2 video oyunu, bir oyuncak serisi ve 3 lunapark hız treninin olduğu dev bir seriye dönüştü. Ayrıca seri, korku filmlerinin alt türlerinden biri kabul edilen İşkence Pornosu akımını başlattı ve ilk filmin elde ettiği başarının ardından günümüze kadar bu türde onlarca film beyazperdede yer almayı başardı.

6. The Hard Case (1995) / Lock, Stock And Two Smoking Barrels (1998)

Guy Ritchie, 27 yaşındayken The Hard Case isimli kısa filminin yönetmenliğini üstlendi. 20 dakika uzunluğundaki kısa filmi uzun metraj film haline getirebilmek için kaynak arayışına giren Ritchie, ilk olarak Hard Rock Café zincirinin kurucularından Peter Morton ile iletişime geçti. Morton’ın film yapımcılığı üzerine eğitim alan yeğeni Matthew Vaughn‘ı projeden haberdar etmesi üzerine ekibe dahil olan Vaughn, yatırım yapabileceğini düşündüğü Trudie Styler ile iletişime geçti.

Eşi Trudie Styler’ın izletmesi üzerine 1995 yapımı kısa film ünlü müzisyen Sting‘in dikkatini çekmeyi başardı ve Trudie Styler-Sting çifti The Hard Case‘in uzun metraj filme uyarlaması için yatırım yapmayı kabul etti. Yönetmenliğini ve senaristliğini Guy Ritchie’nin üstlendiği Lock, Stock And Two Smoking Barrels 1999’da vizyona girdi ve ilk uzun metraj filmi ile Guy Ritchie eleştirmenlerden büyük övgü topladı. Film sayesinde sinema sektörüne hızlı bir giriş yapan Guy Ritchie’nin yanı sıra filmin başrolünde yer alan Jason Statham ve Vinnie Jones başarılı performansları ile tüm dünya tarafından tanınan oyuncular haline geldiler.

7. Whiplash (2013) / Whiplash (2014)

2014’e damgasını vuran Oscar ödüllü film Whiplash, listemizde yer alan en güncel filmlerden biri. 2013 yılında Damien Chazelle, elindeki senaryoyu beyazperdeye taşıyabilmek için senaryonun bir bölümünü kullanarak Whiplash kısa filmini çekti. Kısa film halinin başrollerinde, daha sonra yerini Miles Teller‘a bırakacak olan Johnny Simmons (Perks of Being a Wallflower) ve filmin uzun metrajındaki performansı ile bu sene En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar‘ını kazanan J. K. Simmons yer alıyordu.

18 dakika uzunluğundaki kısa film ile 2013 yılında Sundance Film Festivali‘ne katılan Damien Chazelle, festivalden kısa film kategorisinde Jüri Özel Ödülü ile ayrılmış ve dikkatleri üzerine toplayarak film için ihtiyacı olan desteği kısa sürede bulmayı başarmıştı.

Senaryosu neredeyse kelimesi kelimesine aynı olan iki filmin arasındaki en göze çarpan farkın başkahramanımız Andrew’ı canlandıran aktörlerin karaktere olan yaklaşımında olduğunu söyleyebiliriz. Kısa filmde, Johnny Simmons’ın canlandırdığı Andrew karakterinin, Fletcher’ın hakaretlerinden çok daha fazla etkilendiğini ve kendini hocasının ilk saldırıları ile birlikte bıraktığını görüyoruz. Whiplash’in uzun metraj filminde Miles Teller’ın canlandırdığı Andrew karakteri ise çok daha güçlü bir duruş sergiliyor ve ne kadar etkilense bile bunu uzun süre hocasına yansıtmamak için direniyor.

Whiplash’in uzun metraj filminin ödül sezonuna damga vurması ve Oscar’lardan En Kurgu, En İyi Ses Miksajı ve J.K. Simmons’ın performansı ile En İyi Yardımcı Erkek oyuncu ödüllerini toplamasının ardından kısa film internete düştü ancak telif hakları sebebiyle kısa süre önce kaldırıldı. 2013 yapımı kısa filmden iki klibe aşağıdan göz atabilirsiniz.

8. Peluca (2003) / Napoleon Dynamite (2004)

Napoleon Dynamite olarak karşımıza çıkmadan önce Jon Heder, berbat saç kesimini en iyi kapatabilecek peruğu arayan arkadaşına yardım eden Seth karakterini canlandırıyordu. Jared Hess; hikayesini kendi çocukluğundan ilham alarak yazdığı Peluca kısa filminin başrolünde yer alması için BYU’dan arkadaşı Jon Heder’ı ikna etti.

İki gün süren çekimler Hess’in büyüdüğü Preston, Idaho’da gerçekleştirildi. 16mm’lik siyah-beyaz film stoğu ve 500 dolarlık bütçe ile tamamlanan 9 dakikalık film, 2003 yılında katıldığı Slamdance Film Festivali‘nde büyük beğeni topladı. Bir yıl sonra ise Peluca, hikayede yapılan küçük değişikliklerin ardından Napoleon Dynamite uzun metraj filmine uyarlandı. Özellikle Jon Heder’in Napoleon Dynamite’ı canlandırırken gösterdiği performans ile akıllarda kalan film 2004 yılındaki Sundance Film Festivali‘ne damgasını vurdu.

9. 9 (2005) / 9 (2009)

Shane Acker‘ın, UCLA Animation Workshop’taki eğitimi sırasında üzerinde çalıştığı kısa film 9; dokuz küçük, dikişli bez bebeğin post-apokaliptik bir dünyada hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Acker’ın üzerinde 4.5 yıl çalıştığı kısa animasyon filmi, En İyi Kısa Animasyon Film Oscar’ına aday gösterilince Tim Burton ve Wanted filminin yönetmeni Timur Bekmambetov‘un dikkatini çekmeyi başardı.

Geliştirilen görüntüsü ve seslendirme kadrosuna dahil ettiği Elijah Wood, Jennifer Connelly ve John C. Reilly gibi ünlü isimlerle birlikte uzun metraj filme uyarlanan 9, filmin yapımcıları olarak görev alan Burton ve Bekmambetov’un desteği ile 2009’da Amerika’da vizyona girdi. Ne yazık ki 9’un uzun metraj versiyonu, uyarlandığı kısa film kadar başarılı olamadı.

10. Jay & Seth vs. The Apocalypse (2007) / This is the End (2013)

2007 yılında iki Kanadalı aktör Seth Rogen ve Jay Baruchel, dünyanın sonu geldiğinde bir odada kısılı kalan iki yakın arkadaşı oynadıkları kısa film Jay & Seth vs. The Apocalypse‘i çekmişlerdi. Seth Rogen’in Superbad, Knocked Up gibi filmlerle şöhret basamaklarını tırmandığı bir dönemde çekilen film oldukça ilgi görmüş, 2013 yılında Seth Rogen ve senarist ortağı Evan Goldberg bu kısa filmin uzun metrajını yapmak için kolları sıvamıştı. Kısa filmdeki ‘yakın iki arkadaşın dünyanın sonu geldiğinde birbirine sırt dönmesi’ konusu, uzun metraj versiyonu olan This is the End‘de de benzer bir şekilde işlenirken kadroya ek olarak James Franco, Jonah Hill, Danny McBride, Craig Robinson, Emma Watson ve Michael Cera gibi isimler katılmıştı. Konu her ne kadar ilginç olsa da Jay & Seth vs. The Apocalypse amaçlanan komedi seviyesine bir türlü ulaşamazken; This is the End ünlü oyunculardan kurulu kadrosu ile aynı konudan çok daha eğlenceli bir komedi çıkarmayı başarıyor.

11. La jetée (1962) / Twelve Monkeys (1995)

Fransız yönetmen Chris Marker‘ın 1962 yılında çektiği kısa film La jetée yayınlandığı yıllarda sinemaseverlerin radarına çok fazla girememiş olsa da, seneler geçtikçe filmin hakkı sinema dünyasınca verilmeye başlandı. Fakat, bilim-kurgu ögelerinin yer aldığı, son derece yaratıcı bir dram olan La jetée’nin uzun metraja dönüşmesi için ise 33 sene geçmesi gerekti. Aslında Twelve Monkeys için, La jetée’nin direkt olarak uzun metraj versiyonu diyemeyiz. Fakat, Twelve Monkeys’in hem hikaye, hem de oluşturulan atmosfer anlamında La jetée’den ne kadar etkilendiği gün gibi ortada. La jetée’de işlenen konunun uzun metraj versiyonu başka ellerde olsa potansiyelini yakalayamamış bir film olabilecekken, Brazil‘in usta yönetmeni Terry Gilliam‘ın doğru dokunuşları ile bilim-kurgu tarihinin en önemli filmlerinden biri oluyor Twelve Monkeys.

12. Alive in Joburg (2006) / District 9 (2009)

Neill Blomkamp, 27 yaşında çektiği kısa film Alive in Joburg ile insanoğlunun bir uzaylı ırkı ile tanışmasının garip hikayesini anlatıyordu. Sinema tarihinde pek çok ‘uzaylılar ile yakın temas’ hikayesine rastlamak mümkün, fakat Blomkamp’ın bu tür içerisinde anlattığı özgün öykü izleyen herkesin ilgisini çekmişti. Bu isimlerden biri de Lord of the Rings serisinin arkasındaki isim Peter Jackson‘dı. Yönetmenin kısa filmlerinden oldukça etkilenen Jackson, Blomkamp’a ilk uzun metrajlı filminde kullanması için 30 milyon dolar önerdi. Bu maddi destekle birlikte ortaya çıkan film ise Alive in Joburg’un uzun metraj versiyonu District 9 oldu. Kısa film versiyonundaki gibi önemli bir kısmı belgesel tarzı çekimlerle ilerleyen District 9, bu çapta bir bilim-kurgu filmi için gayet mütevazı denebilecek bütçesini son derece efektif kullanarak, sosyolojik pek çok konuya değindiği anlatısına inanılmaz bir arka plan oluşturmayı başarıyordu. Kısa filmdeki atmosferin ve ana fikrin içerisine son derece orijinal bir olay örgüsü ekleyen Blomkamp, Alive in Joburg’da içerik olarak yakaladığı özgünlüğü District 9’da bir adım ileriye taşıyordu.

13. Cashback (2004) / Cashback (2006)

Sean Ellis‘in 2004 yılında yönettiği kısa film Cashback, En İyi Kısa Film kategorisinde Oscar’a aday olmuş, Tribeca ve Chicago gibi festivallerden ödüller kazanmıştı. Ressam olmak isteyen ve para kazanmak için geceleri bir süpermarkette çalışan Ben Willis’in olağandışı bir yeteneği vardır: Zamanı durdurmak. Kadın figürünün büyüleyici ve ilham verici olduğunu düşünen Ben, bu yeteneğini, güzellik anlayışını kağıda dökmek için kullanır. Sean Ellis’in başarılı yönetmenliği konusunda hemfikir olan izleyenler, Ben’in zamanı durdurup süpermarketteki kadınların nü resimlerini yaptığı sekans konusunda ise ikiye ayrılmışlardı. Kadının temsili, güzellik anlayışı gibi konular üzerine küçük çapta bir tartışmaya yol açan kısa film Cashback’in festivallerden ödüllerle dönmesi ile filmin uzun metraj versiyonu için kollar sıvanmış; Sean Ellis filmin senaryosunu 7 günde bitirmişti. 18 dakikalık kısa filmdeki sahnelerin tamamını uzun metraj versiyonunda da kullanan yönetmen, 2006 yılında aynı oyuncu kadrosu ile filmi tamamlamayı başarmıştı. 2006 yapımı Cashback’te hikayeye romans ögeleri ekleyen yönetmen; filmin süresi uzadığından ötürü ara ara odağını kaybetse de, kısa filmin atmosferini ve ruhunu yakalayan bir film kotarmıştı.

14. Gowanus, Brooklyn (2004) / Half Nelson (2006)

Ryan Fleck‘in 2004 yılında çektiği kısa film Gowanus, Brooklyn Sundance Film Festivali’nde En İyi Kısa Film ödülünü When the Storm Came ile paylaşmıştı. Film, 15 yaşında bir lise öğrencisi olan Drey’e ve onun uyuşturucu bağımlısı öğretmeni Mr. Dunne’a odaklanıyordu. Genç bir siyahi kadının hayatı gözlemlemesini elde kamera ile gerçekleştirdiği çekimlerle aşırı gerçekçi bir şekilde işleyen yönetmen Ryan Fleck, 2006 yılında senarist ortağı Anna Boden ile birlikte filmin uzun metrajını kotarmıştı. Half Nelson, kısa film versiyonu ile aynı ana temalar etrafında şekillense de, bu sefer Ryan Gosling‘in oynadığı öğretmen rolüne daha fazla odaklanıyordu. Uzun metraja geçtikten sonra bir yönetmen olarak yetkinliklerini de geliştiren Ryan Fleck, zorlu bir hayatın eşiğinde olan bir genç kadın ile yapacağı tercihlerle yaşamının yönünü belirleyecek olan bir öğretmenin ilişkisini doğru notalara basarak işlemişti. Half Nelson pek çok festivalden ödülle dönerken, filmin başrollerinden Ryan Gosling’e de oyuncunun şu ana kadarki tek Oscar adaylığını kazandırmıştı.

15. Mama (2008) / Mama (2013)

Andres Muschietti, 2008 yılında çektiği kısa film Mama ile adeta üç dakikalık bir filmin ne kadar etkileyici olabileceğini ispatlamıştı. Böyle yoğunlaştırılmış bir etkileyicilik tabi ki de ünlü sinemacıların gözünden kaçmadı. Pan’s Labyrinth, Hellboy, Pacific Rim gibi filmlerin usta yönetmeni Guillermo del Toro da bu isimlerden biriydi. Muschietti’nin atmosfer yaratma konusundaki başarısından oldukça etkilenen yönetmen, filmin uzun metraj versiyonun çekilmesi için kendisine finansman sağlamış ve filmin yürütücü yapımcılığını yapmıştı. Andres Muschietti’nin 2013 yılında yazıp tekrar yönettiği Mama’da Jessica Chastain, Nikolaj Coster-Waldau gibi ünlü oyuncular yer almıştı. 15 milyon dolarlık bütçesine rağmen dünya genelinde 146 milyon dolar gişe yapmayı başaran film, eleştirmenlerden de geçer not almıştı.

16. Monster (2005) / The Babadook (2014)

2014 yılının belki de en sürpriz filmiydi Jennifer Kent‘in yönettiği The Babadook. Film, belki müthiş gişe rakamlarına ulaşmadı; ama izleyen hemen herkesi bir şekilde etkilemeyi başardı. The Exorcist‘in yönetmeni William Friedkin‘in, “Hayatımda bu filmden daha dehşet verici bir film izlemedim” dediği The Babadook; gerilimli sahnelerinin yanı sıra, anlatısının merkezine yerleştirdiği metaforlarla dolu aile hikayesi ile de alkış almıştı. Festivallerden 30’dan fazla ödülle dönen filmin çıkış noktası ise yine Jennifer Kent’in yönettiği 2005 yapımı kısa film Monster‘dı. Yönetmenin yönettiği ilk ve tek kısa film olan Monster, 10 dakikalık süresi boyunca The Babadook’taki anne ile oğlunun ilişkisine ve bu gelgitli ilişkinin bir dışavurumu olan canavara odaklanıyordu. Siyah-beyaz çekilen Monster, halefi olan The Babadook gibi onlarca festivalde gösterilmiş ve festival izleyicisinden tam not almıştı.

17. Tetra Vaal (2004) / Chappie (2015)

Kısa filmden uzun metraja evrilen filmler listemizin en güncel örneği Neill Blomkamp‘ın yönettiği Chappie. 2004 yılında, Tetra Vaal adlı şirketin yarattığı robotlardan oluşan bir polis birliğinin tanıtımı şeklinde çekilen kısa film Tetra Vaal, tıpkı yönetmenin bir başka filmi Alive in Joburg’un District 9’a kaynak olması gibi Chappie’ye uyarlandı. Tetra Vaal’deki ana robot tasarımlarını koruyarak Chappie’ye aktaran Blomkamp, kısa filmdeki söz konusu bilişim şirketini de uzun metraj versiyonunda kullandı. Neill Blomkamp, 2 dakika süren kısa filminde, RoboCop’ta olduğu gibi hata payı düşük, zarar görmesi neredeyse imkansız ve onarılabilen robotlardan oluşan bir polis birliğini anlatının odağına koyarken; Chappie’de felsefi soruların yer aldığı bir aksiyon filmine imza atıyor. Chappie’nin; Short Circuit‘ten RoboCop‘a, I, Robot‘tan The Iron Giant‘a pek çok filmden ilham aldığı söylenebilir. Fakat; her ne kadar bunları cevaplamasa da, bilinç ve varlık ile ilgili sorduğu sorulardan ötürü Chappie’nin bu filmlerden ayrıldığını söyleyebiliriz. Senaryosunun yer yer odağını şaşırması ve sahip olduğu motivasyonu zayıf karakterleri ise filmin en çok eleştirilebilecek konuları.

18. Some Folks Call It a Sling Blade (1994) / Sling Blade (1996)

1997 yılında ünlü oyuncu Billy Bob Thornton‘a En İyi Uyarlama Senaryo ödülü kazandıran Sling Blade; yine oyuncunun senaryosunu yazıp oynadığı, George Hickenlooper‘ın yönettiği Some Folks Call It a Sling Blade adlı kısa filmden uyarlanmıştı. İki film de, zihinsel engelli Karl Childers’ın annesini ve onun sevgilisini öldürmekten ötürü 20 yıl boyunca kaldığı akıl hastanesinden çıkışını ve küçük bir kasabaya gelerek tekrar topluma dahil oluşunu anlatıyordu. Kısa film siyah-beyaz bir formatta çekilmişken, Billy Bob Thornton’ın yönettiği uzun metraj Sling Blade renkli olarak çekilmişti. Ünlü oyuncu ilk yönetmenlik deneyiminde, zihinsel engelli birinin topluma tekrar katılmasını ajitasyona başvurmadan ve akıcı bir şekilde anlatmayı başarmış ve bundan dolayı eleştirmenlerden tam not almıştı.


Reklamlar