Bugün anneler günü, kadınlığın ezildiği, ötekileştirildiği ve yeri geldiğinde erkeklerden daha zor şartlarda çalıştığı bir dünyada Anneler Günü gibi bir günün ne kadar yerinde olacağını bilemediğimi söylemek isterim.

Ama yine de bu haftasonu ailenizle birlikte film izleyerek vakit geçirmek isterseniz, size “Sinemanın İz Bırakan Anneleri” film listesini sunmaktan zevk duyarım…

The Blind Side (John Lee Hancock, 2009)

Normalden iri olan ve 13 kardeşinin arasında hiç ilgi görmeyen Michael Oher bir gün Bay ve Bayan Toughytarafından evlatlık alınır ve hayatı değişmeye başlar. Okuma ve yazması olmayan Michael yeteneğinin farkına varıp futbola başlar. Ulusal Futbol Liginin en çok aranan oyuncularından biri olacağını kimse tahmin edemezdi.

Precious (Lee Daniels, 2009)

16 yaşındaki Claireece Precious Jones, Harlem’de kimsenin istemediği bir hayatı yaşamak zorundadır. Babası tarafından tecavüze uğramış Precious hamiledir ve annesi tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete uğramaktadır. Ev onun için bir cehennemdir, okul ise bir kaos. Precious 19 yaşına geldiğinde bütün bunların dışında bir sır saklamaktadır: O ne okumayı ne de yazmayı bilmektedir.

Throw Momma from the Train (Danny DeVito, 1987)

Filmde, kendisine hayatı zindan eden baskıcı annesini (Anne Ramsey) ortadan kaldırmayı plânlayan edebiyat öğrencisi Owen (Danny DeVito), boşandığı karısından büyük bir kazık yemiş olan edebiyat profesörü Larry (Billy Crystal)’ye çapraz cinayet işlemelerini teklif eder, yani Larry, Owen’ın annesini, Owen da Larry’nin eski karısını öldürecektir. Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir. Cinayetlerin değiş tokuş edilmesi temasını ele alan bu suç filmi dakikalar geçtikçe kara mizahla harmanlanarak zincirleme espirilerle dolu bir slapstick tarzına doğru ilerler.

Ayrıca film 1951 yapımı Alfred Hitchcock’un Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train)’ın güldürü tarzında bir yeniden yapımıdır ve filmin içinde bu filme göndermeler yapılır.

Mrs. Miniver (William Wyler, 1942)

Altı Oscar kazanan Bayan Miniver, savaşın başlarında ABD’nin Avrupa’ya müdahale etmesi doğrultusundaki kamuoyu desteğini oluşturan ve devam etmesini sağlayan bir İkinci Dünya Savaşı propaganda filmiydi. İngiliz “orta sınıf” ailesi Miniver’lar, savaşın ilk aylarını Belham kasabasında geçirirler.
Miniver’ların oğlu Vin, bir yandan bombalardan isabet almamaya çalışırken, bir yandan da Leydi Beldon’ın zarif torunu Carol’a kur yapar. İstasyon şefi Bay Ballard yetiştirdiği güle Bayan Miniver’ın adı verilir ve gururlu yaşlı Leydi Beldon’ın gülüne rakip olarak yarışmaya sokulur. Daha sonra, Vin Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne katılır; Bayan Miniver’in iriyarı kocası Clem İngiliz Ordusu’nun Dunkerque’ten dramatik bir biçimde tahliyesine gezinti teknesiyle yardımcı olur; Nazi bombalarının güllerini mahvetmesine göz yummayı reddeden hoş, kibar ama güçlü bir iradeye sahip Bayan Miniver ise, bahçede bulduğu yaralı Alman paraşütçüsünü etkisiz hale getirir.

Sinema tarihine kazınmış annelerle ilgili 50 filmin bulunduğu listenin devamını merak ediyorsanız buradan buyurun: http://www.timeout.com/newyork/film/movie-moms-the-50-most-classic-movie-mothers-of-all-time
Reklamlar