FRAGMAN

KÜNYE
FİLM ADI: Al midan / The Square / Meydan
YAPIM YILI: 2013
ÜLKE: Mısır, ABD
TÜR: Belgesel , Dram, Tarihi
SÜRE: 95 dk
YÖNETMEN: Jehane Noujaim
OYUNCULAR: Khalid Abdalla, Ramy Essam, Ragia Omran, Magdy Ashour, Ahmed Hassan, Aida Elkashef
ÖZET: 2011 yılında başlayan Mısır’daki devrime katılan bir grup insanın yaşadıkları ve eş zamanlı olarak görüşlerinin anlatıldığı bir belgesel.


Özellikle Türkiye’yi de yakından ilgilendiren bir belgesel Al Midan (Meydan). Jehane Noujaim’in bu cesur çalışması kabaca ifade etmek gerekirse 2011 yılında başlayan fakat bir türlü amacına ulaşamayan Mısır Devrimi’ni gerçek insanların bakış açılarından en ince ayrıntısına değin yansıtma gayretinde.  Son dönemde tüm dünya genelinde gittikçe yoğun hissedilmeye başlanan bu devrimci hareketlerin en önemlilerinden olan Mısır Devrimi, özellikle Türkiye’de de baş gösteren Gezi Eylemleri ile çok fazla benzerlik gösterdiği için Türk halkını yakından ilgilendiriyor.

Tahrir Meydanı’nı dolduran özgürlükçü kalabalık Taksim Meydanı’na toplanan kalabalıktan ne ideolojik olarak ne de farklı kesimlerden insanları bir arada bulundurabilmesi açısından farklılık gösteriyor. Hatta buradaki devrime aktif olarak katılan Khalid Abdalla; The Kite Runner, United 93 gibi filmlerde oynamış, ülkesinde de bilinen ünlü bir aktör. O da Adeta Mehmet Ali Alabora’nın prototipi gibi! Bu yüzden anlatılan öykü fazlasıyla tanıdık gelecektir ve bu yüzden izlenip ilgi gösterilmesi gerekiyor Al Midan’a.

Fakat öte yandan Mısır’daki devrimi ülkemizdeki eylemlerden ayıran pek çok nokta var. Sonuçları ya da aşamaları gibi… Tahrir Meydanı’nda birleşen halk kısa sürede başlarındaki diktatörü, Hüsnü Mübarek’i, koltuğundan etmeyi başarırlar ancak yerine gelen askeri rejim gideni aratacak türden çıkar… Filmin bu anda altını çizdiği noktaya dikkat edilmesi gerekir. Çünkü röportaj yapılan kişilerin de ifade ettikleri gibi, devrim bir rejimi sonlandırıp yenisini başlatmak değildir. İktidar koltuğunda oturan adamların değişmesi sistemin değişmesi için yeterli değildir. Önemli olan bilinçtir ve önemli olan oluşturulacak olan yeni bir düzendir. Yoksa verilen tüm mücadele bir isim değişikliğinden fazlası olmayacaktır.

mwvbT0sH517OQ5V9jXcYjg4YRme

Özgürlükçü Mısır halkının düştüğü bu hata belgeselde gayet açık bir şekilde dile getiriliyor. Dolayısıyla, Al Midan aslında örnek alınabilecek bir “Devrim Dersi”nden farklı değil. Meydanı gereğinden önce terketmeleri başlarına ilk belayı açmış oluyor böylelikle. Belgeselde de dile getirildiği gibi bütün soruların doğru yanıtlandığı bir sınav kağıdına adını yazmayı unutmuş bir öğrenciden pek de farklı değiller.

Bir diğer can alıcı nokta ise, insanların yeniden siyasi kimliklerine bürünmesidir ki bu birleştirici devrim ruhuna vurulan en büyük darbedir. Çünkü bir devrimin varlığını sürdürebilmesi ve amacına ulaşabilmesi için en önemli unsur farklı siyasi ve hayat görüşüne sahip olan insanların aynı dilden konuşabilmeleridir. Al Midan, bu mevzuyu da net bir tavır takınarak ifade etmekten geri durmuyor. Ve Müslüman Kardeşler denen oluşumun ideolojik görüşlerini meydanlarda empoze etmeye çalışarak devrimin ruhunu zedelemeleri de belgeselde önemli oranda yer ayrılan bir konu. Ve elbette bu da Taksim Meydanı’nda asılan Abdullah Öcalan posterleri  ya da yavaş yavaş kalabalık arasında boy göstermeye çalışan siyasi parti bayrakları akla getiriyor ister istemez.

Tabi tüm bu olaylar çerçevesinde asıl Türkiye ile olan benzerliğin, Müslüman Kardeşler’in dini söylevlerden güç alarak Muhammed Mursi’yi başa getirmeleri ile başladığını söylemekte fayda var. Görüldüğü kadarıyla Mursi hem ideolojik hem de inatçı ve sert tavırları ile ülkedeki gerilimi olduğundan daha yukarılara tırmandırmak, ayrıştırıcı demeçler vererek halkı kin ve düşmanlığa sevketmek konusunda ciddi bir çaba sarf edecektir…

the_square_el_midan_01

Böylesine karanlık bir senaryoya rağmen Al Midan’ın umut aşılayan ve naif bir dile sahip olması hem şaşırtıcı hem de sevindirici. Mücadelenin hiçbir zaman bitmeyeceğini, halkın gücünün küçümsenemeyeceğini ima eden Al Midan, onurlu bir başkaldırının gurur duyulası bir yansımasından daha da fazlası kuşkusuz.

Tüm dünyanın parçası olduğu siyasal evrimin de etraflıca anlatıldığı bir belgesel bu! Jehane Noujaim’in kamerasının bu kanlı olaylar esnasında dahi her zaman doğru yerde olmayı başarması konusunda ayriyeten takdir edilmesi gerekiyor. Ve elbette akıllıca kurgulanmış Al Midan, hiçbir zaman etkileyiciğinden bir şey yitirmiyor. Kuşkusuz bu çalışmadan öğrenilecek yığınla şey var! En azından yaşadığımız dünyanın dişlilerini, halkın nasıl sistemli bir şekilde köleleştirildiğini, sözde demokrasinin bile halkı yalnızca güç için kullandığını görebilmek ve kavrayabilmek için eşsiz bir kaynak Jehane Noujaim’in filmi!

SON KARAR

İnsanca yaşamak için verilen bir mücadeleyi anlatıyor Al Midan özetle. Daha fazlası değil. Ve bu yüzden insanların özgürlüklerine ne denli sıkı sıkıya bağlı olduklarını, hayatları pahasına bağımsızlıklarını nasıl da savunacaklarını sağlam bir şekilde doğrudan belgeliyor aslında. Yakın siyasi tarihle ilgili çekilmiş en önemli belgesellerden birisi olduğu için kesinlikle görülmesi gerekiyor!

Reklamlar