Sanat dallarının güzelliklerinden biri de herhâlde birbiriyle bu kadar etkileşim hâlinde olmalarıdır. Göze, kulağa en çok da hissiyata etki eden; nefes almayı kolaylaştıran; hayatı biraz olsun yaşanır kılan sayısız güzellikler sunar bize bütün sanat dalları. Okuruz, izleriz, ilham alırız, keyif dolarız…

Onlar da bu etkileşimden oldukça hoşnut olmalılar ki kendi içlerinde oyunlara giderler kimi zaman. Bu oyuna çoğu zaman sinema ve tiyatro öncülük eder. Birbirlerinden ilham alarak uyarladıkları oyunları, filmleri daha bir iştahımız kabararak izlemeye meyilleniriz bizler de. Aşağıda bu oyuna dahil olmuş, tiyatrodan sinemaya uyarlanmış sekiz film göreceksiniz. Her biri, hem sahnenin hem perdenin izleyicisine sunduğu unutulmayacak hediyeler…

Not: Sıralama kronolojiktir.


1. A Streetcar Named Desire (1951)

ihtiras tramvayi
Bir eser düşünün ki, ondan bahsederken aynı andaTennessee Williams, Elia Kazan, Marlon Brando, Vivien Leigh, Pulitzer ve Broadway diyebiliyoruz. Kazan’ın, Williams’ın oyunundan perdeye aktardığı İhtiras Travmayı‘nı tanımlarken bu isimleri kullanmak, oyunun ve filmin konuşulmaya değer etkileşimini tekrar tekrar bizlere gösteriyor.


2. Death of a Salesman (1951)

death of a salesman
Oyun yazarlığı denilince aklımıza gelen ilk isimlerden biri olan Arthur Miller‘in oyununun Laslo Benedektarafından uyarlamasını izlemek isteyenleri buraya alalım. Başkarakterlerini Fredric March ve Kevin McCarthy‘nin canlandırdığı bir filmde hem de…


3. 12 Angry Men (1957)

12 kizgin adam
Reginald Rose‘un oyunundan uyarlanan 12 Kızgın Adam, aslında çoğu listeye sorgusuz sualsiz girebilen ender filmlerden olma özelliğini de taşıyor. Filmle ilgili yıllar geçse de aklımızda kalacak sahnelerin yanı sıra, oyuna duyulan ilgi de onu sahnelerde sürekli canlı tutmaya yetiyor.


4. Irma la Douce (1963)

sokak kizi irma
Bir Fransız müzikali düşünün ki, başkarakterlerini sinemada Jack Lemmon ve Shirley MacLaineoynasın. Kendini tekrar tekrar izleten klasiklerden olan Sokak Kızı Irma için hem yazarı Alexandre Breffort‘a hem de sinemaya uyarlayan yönetmeni Billy Wilder‘a teşekkür etmemiz için çok neden var.


5. Who’s Afraid of Virginia Woolf? (1966)

Who's Afraid of Virginia Woolf
Edward Albee‘nin Tony ödüllü oyununu, Mike Nichols‘un vizöründen izlememize izin veren muhteşem uyarlamalardan biri Kim Korkar Hain Kurttan?. Elizabeth Taylor‘un hayat verdiğiMartha karakterini perdede seyretmek ise, iyi ki sinema ve tiyatro bu kadar içli dışlı dedirtiyor.


6. Play It Again, Sam (1972)

tekrar cal sam
Tekrar izleyelim, Woody! Woody Allen‘in üretkenliğinin en güzel örneklerinden Tekrar Çal Sam, 1972’de Herbert Ross tarafından sinemaya uyarlanıyor. Her biri tipik Woody Allen karakterlerinden oluşan oyunun perdedeki yansımasını, Ross’un gözünden izliyoruz bu sefer.


7. Zengin Mutfağı (1988)

zengin mutfagi
Bu coğrafyada tiyatro ve oyun yazarlığı deyince adını mutlaka anmamız gereken Vasıf Öngören‘in 70’ler Türkiye’sini, ülkedeki işçi sınıfının ve siyasal ortamın hâlini gözler önüne serdiği oyununu, perdede Başar Sabuncu‘nun yönetmenliği ve Şener Şen‘in kusursuz oyunculuğuyla izliyoruz.


8. Much Ado About Nothing (1993 – 2012)

much ado about nothing
Tiyatro oyunlarından bahsediyorsak eğer, tabii ki Shakespeare‘den söz edeceğiz. En eğlenceli oyunlarından biri olan Kuru Gürültü‘yü; 1993’te, Shakespeare’in oyunlarını uyarlamayı fazlasıyla seven Kenneth Branagh‘tan izlerken; 2012’de, Joss Whedon‘un kendine has mizahıyla seyre dalıyoruz.

Reklamlar