Bilimkurgu dünyasını besleyen önemli yapıtlar arasında tabii kısa filmler de var. Edebiyat ve sinema her ne kadar çok önemli olsa da güzel fikirlere sahip olup büyük bütçeli sinema filmi hazırlayamayan bilimkurgu fikir sahipleri için kısa film vazgeçilmez bir kaynak.

Listeyi hazırlayan Onedio yazarı Erkan Ceylan, liste için 30 kısa film izleyip içlerinden en iyilerini seçmeye çalışmış. Yine de fazla zamanım yok diyenler için filmlere verdiği puanları da belirtmiş. Filmlerin altyazıları ise kardeş sitemiz Bilimkurgu Kulübü tarafından hazırlanmış.

Keyifli seyirler.

Not: Altyazılar görünmüyorsa oynatıcının ayarlar kısmından düzenleyebilirsiniz.

1. The Device (Cihaz)

Editör Puanı: 7.5/10

Tesadüfen fütüristik bir cihaz bulan kahramanımız, cihazın ne işe yaradığını anladığında fırsat bu fırsat deyip durumun tadını çıkarıyor. Her şeyin daha da güzel bir hal alacağını düşünürken bir anlık dalgınlık çok fena bir şeye sebep oluyor, hem de çok çok fena bir şeye…

Yönetmenliğini ve yapımcılığını Claude lee Sadik’in üstlendiği ‘The Device’ (Cihaz), özellikle çarpıcı sonuyla dikkat çekiyor. Kahramanımız tesadüfen gizemli bir cihaz bulur. Cihazın ne işe yaradığını anlaması ve onu kullanmaya başlaması uzun sürmez. Ancak yaptığı bir hata hayatına mal olacaktır.

2. Portal: No Escape

Editör Puanı: 7.5/10

Portal adlı oyundan esinlenerek yapılan filmde bir mahkumun, elindeki teknolojik cihazı kullanarak hapishaneden kaçmaya çalışması konu ediliyor. Fikir gayet güzel.

Yönetmenliğini Dan Trachtenberg’in yaptığı ve Valve’ın başarılı oyun serisi Portal’dan esinlenilerek çekilen bu kısa film; bir kadın mahkumun, eline geçirdiği fütüristik bir cihazı kullanarak hapishaneden kaçma girişimini anlatıyor.

3. One Minute Time Machine

Editör Puanı: 7.5/10

Zamanda yolculuk yapabilen bir cihaz var. Bu cihaz sadece 1 dk öncesine gidebiliyor. Bunu kullanan adamın tek amacı hoşlandığı bir kadının gözüne girebilmek. Defalarca zamanda yolculuk yapıp 1 dk öncesine gitse de bilmediği çok önemli bir gerçek vardır…

Zamanda yolculuk gerçek olsa, ilk yapmak isteyeceğiniz şey ne olurdu? Yüzyıllar öncesine ya da sonrasına gidip olmadık insanlarla tanışmak, yok olmuş hayvanları görmek mi? Belki de yıllar öncesine gidip Loto’dan servet yapmak isterdiniz… Yoksa yıllar önce yapılmış hataları düzeltmeyi mi isterdiniz?

4. Inside

Editör Puanı: 8.5/10

Akıl hastanesinde bir adam ve etrafındaki insanlar… Çarpıcı bir final sizleri bekliyor.

İçinizde birden fazla kişilik olsaydı ne yapardınız? Onların esiri mi olurdunuz yoksa hakimi mi?

5. Breathe

Editör Puanı: 6.5/10

İnsanlık küresel bir salgın sonucu yok olmuştur. Böyle bir ortamda bir robot deneyler yaparak insanlığı tekrar başlatmaya çalışıyordur. Film biraz sıkıcı olsa da bu durum üzerine düşündüğümüzde fikir değer kazanıyor ve üzerine epey düşündürüyor.

Yönetmenliğini Liam Garvo’nun yaptığı bu kısa filmde, tüm insanlık küresel bir salgın sonucu yok olmuştur. Bu distopik ve umutsuz manzara içerisinde, bir hemşire robotun insanlığı tekrar var etme uğraşına şahit olacağız.

6. The Black Hole

Editör Puanı: 7.5/10

Sıkıcı ofis saatlerinde fantastik bir şey keşfeden karakterimiz bunu önce eğlenceli amaçları için kullanırken sonra farklı bir amaç için kullanmak ister. Bu fikrin sonucu pek hayra alamet olmayacaktır.

Çalıştığı ofisteki sıkıcı hayatına devam eden kahramanımız, tesadüfen fantastik bir keşfe imza atar ve bu keşfi kişisel hırslarına alet etmekte de gecikmez; ancak sonu hüsranla bitecektir.

7. Johnny Express

Editör Puanı: 7/10

Komedi ağırlıklı bu animasyonda bir kargo şirketi evrensel teslimatlar yapıyor. Kargo görevlisi bir gezegene iniş yapar ancak umduğunu bulamaz. Oysa bazıları için büyük çaplı şeylere neden olmaktadır.

Alfred Image Works Stüdyosu’nun yayınladığı Johnny Express‘te, evrensel bir kargo şirketinde çalışan tembel Johnny’nin bir teslimatına şahit oluyoruz. Uzay gemisi otomatik pilotta gezinirken uyumayı seven kargo görevlimiz, bilmediği bir gezegende paketi doğru adrese ulaştırabilecek mi? Beş dakikalık diyalogsuz bu kısa film, alışıldık bilimkurgu kalıplarını tersine çeviren son derece eğlenceli bir hayal dünyasına sahip.

8. Room 8

Editör Puanı: 8/10

Bir hapishanede geçen filmde gizemli bir kutu, içinden çıkılamayacak bir paradoksa dönüşüyor. Buradan kaçmak pek mümkün değil.

Room 8, yazarlığını ve yönetmenliğini James W. Griffiths’ın yaptığı ve “En İyi Kısa Film” dalında BAFTA ödülü kazanmış muhteşem bir kısa film örneği. Başrolünü başarılı oyuncu Tom Cullen’ın üstlendiği ve bir Rus hapishanesinde geçen film, mahkumların ortadan kaldırılması için uygulanan sıra dışı bir yöntemi anlatıyor. Bir mahkum, bir hapishane ve gizemli bir kutu, içinden hiç bir zaman çıkılamayacak ve çözüme ulaşamayacak bir paradoksa dönüşüyor.

9. ABE

Editör Puanı: 6.5/10

ABE ismindeki robot insanları sevmeye programlanmıştır ve bu tek var olma nedenidir. Bu sevginin karşılığını alamayınca da saplantılı bir robot haline dönüşür.

Rob McLellan’ın yazıp yönettiği bu kısa film, sevgiyi yanlış yerde arayan saplantılı bir robotun yaşattığı dehşete odaklanıyor. ABE, insanları sevmek için programlanmış bir makinedir ve tüm varoluş nedeni bundan ibarettir. Ancak sevdiği insanların, kendisine karşı aynı sevgiyi beslemediğini düşünmesi ve sevgiyi sorgulamaya başlaması, onu bambaşka bir yere sürükleyecektir.

10. Blinky

Editör Puanı: 8/10

Robotların tam anlamıyla satışa çıkarıldığı bir dünyada bir aile robotunun adım adım değişimine tanık oluyoruz. Finaline kadar yer yer sıkılabilirsiniz ancak filmi bitirdiğinizde izlediğinize değdiğini göreceksiniz.

Yönetmenliğini Ruairi Robinson’un yaptığı Blinky, sevimli bir aile robotunun psikopat bir katile dönüşmesini anlatıyor.

BONUS: Back to the Whoture

Zamanda yolculuk yapan DeLorean’ın karşısına bakın ne çıkıyor…

Yönetmenliğini Michael Shanks’in yaptığı bu kısa film, Back to The Future ile Doctor Who’yu ilginç bir şekilde kesiştirmeyi başarmış. “Olur böyle görünmez kazalar” diyor, keyifli seyirler diliyoruz 🙂

Reklamlar