Aramıza yeni katılan çevirmenimiz Gülnihal Karaca’nın ilk yazısını paylaşıyoruz!

20.Yüzyılda Latin Amerika; Unutulmuşlar (Los Olvidados,1950), Az gelişmişliğin Anıları (Memorias del Subdesarollo,1968) Salyangozun taktiği(La  Estragia del Caracol, 1985), Resmi Tarih (La Historia Offical, 1985) ve Oriana (1985) gibi  sağlam filmlerle “kendi özgün sinema dili” olduğunu sinema dünyasına göstermişti.

21.Yüzyıla  ise  ortalığı adeta sallayacak “Yeni Dalga” Latin yönetmenler damgasını vuracaktı. 20. Yüzyıl biterken müthiş bir drama olan, Merkez İstasyonu(Estacion Central,1998), Latin sinemasının tüm özgün öğelerini içinde barındırmaktaydı. Bunlar aynı zamanda Latin sinamasının yapı taşlarıydı da. Yaşayan derinlikli  karekterler, politik içerik ,sosyal eşitsizliğe vurgu, görsel şölen ve güçlü senaryo.

2000 li yıllardan itibaren Cauron ve  Iñarritu gibi Hollywood’ da rüştünü ispatlamış Latin yönetmenlerin birer, birer ortalığı kasıp kavurmalarına şahitlik edecektik. Bugün 16 yıl sonra  Latin Amerika Sinemasının en iyi 15 filmi tekrar incelenmeyi fazlasıyla hakkediyor. Liste Latin Amerika Sinemasının gelişiminin daha iyi olarak anlaşılabilmesi için  en iyiden başlayarak değil, kronolojik olarak hazırlanmıştır. 


1.PARAMPARÇA AŞKLAR KÖPEKLER (Amores Perros) (2000, Alejandro González Iñarritu)

octavio-susana

2014 yılının ödüllü filmi Atmaca( Birdman)’nın arkasındaki sinemasal deha ve ustalığın ilk işaretleri  bu şahane filmde bulunabilir. Film gösterime girdiğinde deprem etkisi yaratır. Farklı hikayeler, farklı karakterler birbirlerine kaotik bağlarla bağlanır. Iñarritu bu sıradışı kurguyu 21 Gram(2003) ve Babil(2006) filmlerinde de kullanacaktır

Meksikanın göbeğinde meydana gelen trafik kazası filmin  dönüm noktası olur. En zengininden, en yoksuluna kahramanların yaşamları hayatın sıradışı ve trajik akışıyla başedebilme mücadelesinde kesişecektir. Film Latin dünyasının kanayan yarası yoksulluk , yasadışılık gibi temalar üzerinen insanoğlunun çıkışsızlğını öyküler.

2.DOKUZ KRALİÇE (Nueves Reinas) (2000, Fabian Bielinsky)

nueve-reinas-arg-2000-11-1024x532

Olağanüstü  ustalıkla kotarılmış bir soygun filmi olan DOKUZ KRALİÇE, hiçbir şeyin aslında göründüğü gibi olmadığı,  katmanlı hileler üstüne, akıl çelici bir çalışmadır. İkisi de dolandırıcı olan Juan ile Marcos (Ricardo Darín and Gaston Pauls) arasındaki çekici kimya filmin en önemli kozlarından biri olmakla birlikte kahramanların en iyi üç kağıdı çevirmek için girdikleri mücadele filmin nabzını komedi ve aksiyon arasında hep canlı tutar.

Yalanlar ve ihanetlerler üzene kurulu bir dünyada, kim gerçeklerden emin olabilir ki zaten?.. 

3.ANNENİ DE ( Y tu mama también) (2001, Alfonso Cuaron)

004-y-tu-mama-tambien-03

Bu filmde bir Latin Amerika klasiği olmuş, Diego Luna ve Gael Garcia Bernal in başarılı oyunculuklarını izleme  şansı buluruz.

Film, iki  delikanlının yaşam dolu ve olgun bir kadın olan Luisa’nın  ilgisini çekmek için giriştikleri tatlı mücadeleyi konu alan bir “büyüme”hikayesidir.

Meksikanın eşsiz ve yalın manzaraları  eşliğinde film kahramanlarına odaklanarak ilerlerken, hikayenin tonu da komediden dramaya dönüşecektir. Gençliğin bitmez tükenmez gibi görünen neşesi bir anda, Luise nın aşkını kazanmak uğruna sönecek, kardeşlik bir kenara atılacak, kahramanların derin duyguları ortaya çıkacaktır. Filmin en önemli özelliği evrensel bir tema olan dostluğu, karmaşık yapısıyla ortaya koyabilmekteki gösterdiği başarıdır.

4.TANRIKENT (Cidade de Deus) (2002, Fernando Meirelles)

city-of-god

Bu Oskara aday olmuş olağanüstü film, faveladaki ( Brezilya gecekondu bölgesine verilen ad) yaşamı ve uyuşturucu savaşlarını, bölgenin 1960 larda ilk kuruluşundan başlayarak, 1980 lerin sonlarına kadar geçen süreçte katı bir çıplaklıkla gözler önüne serer. Tanrıkent bu mahallerden birini adıdır.

Dürüst ve naif Buscape( Roket) in yoluna çocukluk arkadaşı Rio de Jenerionun en tehlikeli uyuşturucu satıcısı Dadinho çıkacak, bu iki farklı tarzı seçen iki çocuğun  mücadelesi iyinin ve kötünün de  hikayesi olacaktır. Film Roketin gözünden gettodaki çeteler savaşını anlatır.

Bu sinema şaheseri içinde bulunulan sosyal çevrenin, tanrıkent insanlarının kaderlerini nasıl acımasızca çizdiğini ustalıkla anlatıyor.

5.VİSKİ (Whisky (2004, Juan Pablo Rebella and Pablo Stoll) 

whisky

Amerikalılar fotograf çektirirken “cheese” derken Latin Amerikalılar “whisky” der. Bu aynı zamanda filmin hikayesini de şifresidir. İnsanların “whisky” derken yüzlerinde donup kalmış, sahte ifadelerinin arkasındaki komedi ve drama.

Filmde yalnızlık ve amaçsızlık en derinden hissedilir. Karakterlerin soğuk ve katı yapısı senaryonun ve sinematografinin dingin sadeliğinde iyice ön plana çıkacaktır.

6. MACHUCA (2004, Andres Wood)

1lAkıp giden zamanın ruhumuzun kumullarından  geçişinin metaforik bir anlatımıdır. Bu film üç kuşaktan kadının, kaderleri karşısında savrulmalarının öyküsüdür.

Filmin başarısı doğanın ıssızlığını ve sükunetini muhteşem görüntülerle ekrana yansıtmayı başarırken, insanların fırtınalarını ve yalnızlığını da görsel bir şiir gibi aktarabilmesindedir . Kum ve su, karekterlerin ruhunu yansıtan doğal birer tuvaldir.

 

8. RÜZGAR YOLCULARI (Los viajes Del viento) (2009, Ciro Guerra)

original_movieimage_7447

Filmdeki dingin manzaralar ve  doğanın ağır devinimi çarpıcı bir hikayeyle karşı karşıya olduğumuzun habercisi gibidir.

İgnacio nun karısı beklenmedik ve trajik bir şekilde ölmüştür. İgnacio usta bir vallenato( Kolombiya geleneksel müziği) şarkıcısıdır. Karısının ölümünden lanetli olarak gördüğü akordiyonunu sorumlu tutmaktadır. Akordiyonunu ait olduğu topraklara geri götürmeye karar verir. Bu yolculukta ona bir de çırak eşlik edecektir.

Kolombiyanın en kuzeyini boydan boya geçecekleri bu zorlu yolculukta iki yolcu, hayatın anlamı, kendi yaşamlarının aşkın yönlerini sorgulayacak,  kendi ruhani yolculuklarına çıkacaklardır. Film aynı zamanda Latin Amerikanın ırak bölgelerinde halen  yaygın olan, kök salmış geleneklerin önemine de vurgu yapar.

9. GÖZLERİNDEKİ GİZ ( El secreto de sus ojos) (2009, Juan José Campanella) 

el-secreto-de-sus-ojos2

Bu Hitchcockvari film, izleyicin ilgisini her an canlı tutmayı başarabilen hikaye ve kurgusuyla tüm dünyanın beğenisini kazanmış, diğer  dünya çapındaki rakipleri arasından sıyrılarak En İyi Yabancı Film Oskarını kazanmıştır.

Emekli dedektif  Benjamín Espósito (Ricardo Darín) eski unutulmuş bir davayı yazmayı planladığı roman için tekrar ele alır. Yeni bir kanıt bulur. Bütün bunlar onu bu  davayla birlikte geçmişin kapanmamış mesleki ve romantik meselelerine götürecektir.

Bu film aynı zamanda Latin Sinemasının yüzyılda ulaştığı ekonomik imkanların da göstergesidir.

10 .HAYIR (NO (2012, Pablo Larraín)

HANDOUT 25MAR13 FE REVIEW MAINFILM 6

Bu film, fikirlerin ne kadar güçlü olabileceklarini ve bir grup azimli ve yetenekli insanın milyonların tarihini değistirebileceğini anlatır.  Film, Antonio Skarmeta nın  tiyatro oyunu The  “Plebiscite” (Halkoylaması) nın uyarlamasıdır ve Şilili diktatör Pinochet’ e karşı yürütülen başarılı muhalefet kampanyası “Hayır” ınperde arkasını anlatır. Bu kampanyanın sonucunda Pinochet demokratik seçimlerle düşecektir.

Rene Saavedra (Gael Garcia Bernal), mevcut hükümetin tüm kısıtlamalarına rağmen, halkın seçim sonuçları beklentilerinde değişiklik yapmakla suçlandığı için işten atılmıştır. Kampanyanın yaratıcı ve sıradışı yapısı filmin ritmini hep canlı tutar , korku mu  yoksa değişim isteği mi galip gelecektir?

11.KIVIRCIK SAÇ  (Pelo Malo) (2013, Mariana Rondón)

pelomalo-nic3b1a-1

Junior, 9 yaşında kafasını saçına takmış bir çocuktur. Yıllığa konulacak bir porte fotografında pop yıldızı gibi görünmek ister fakat afro saçları buna engel olmaktadır. Saçlarını  düzleştirmek için her şeye razıdır. Filmin çekildiği  “el 23 de Enero”, dünyanın en büyük toplu konut merkezlerinden biriyken, bu çevre yapısı Junior’un labirenti olur.

Junior saçıyla meşgulken, annesi Venezuellanın başkentindeki  tüm diğer yalnız anneler gibi yaşam mücadelesi vermektedir. Düşük ücretler, cinsiyet ayrımcılığı, olumsuz yaşam koşulları, “oğlunu destekleyen anne” rolünü oynamasına imkan vermemektedir.

Gayet açık seçik görülmektedir ki, Juniorun naif saç problemi aslında geleneksel Venezuella toplumunun düşünme ve ifade etme özgürlüğünün bir imgesi 

olarak kullanılırken, film son derece tartışmalı bir konu olan çocukların cinsel kimliğinin oluşumunda ailenin rolüne  işaret eder.

12.ALTIN KAFES  (La jaula de oro) (2013, Diego Quemada-Díez) 

cena-de-la-jaula-de-oro-de-diego-quemada-diez-1383170199254_956x500

Muhtemelen Latin dünyasında çekilmiş en büyük yol filmlerinden biri olan Altın Kafes, Orta Amerikadan, Amerika birleşik devletlerine göçen çocukların öyküsünü destansı bir dille anlatır. Bir grup Guetamalalı çocuk daha iyi bir gelecek için, kuzeye giden tren yolunu takip ederek Meksikadan, Birleşik Amerika sınırına geçmeyi planlar.

Film boyunca, grup lideri Huanın karşılaştığı zorluklar,  onu kendisi ve kanatları altına aldığı çocuklar için zamanından önce “erkek olmak” zorunda bırakacaktır.

Irkçılık, cinsel taciz, siddet ve her türlü kötü muameleye rağmen grup bu tehlikeli yolculuğu ne pahasına olursa olsun devam ettirecektir.

Film her ne kadar ekonomik ve sosyal imkansızlıkların neden olduğu umutsuzluk ve imkansızlığı tüm acımasızlığıyla  resmetse de, hayattaki en büyük engellerin aşabilmek için ihtiyaç duyduğumuz dostluk, cesaret gibi değerlere asıl vurgusunu yapar.

13.EN UZAK MESAFE  (La distancia más larga) (2014, Claudia Pinto Emperador) 

ladistanciamaslarga_roraima-carmeelias2_goya

Bu filmde iki aile kaçkını dünyanın görsel anlamda en sarsıcı bölgelerinen biri olan La  Gran Sabana da, neredeyse tamamiye tesadüfi olarak, karşılaşırlar. Başlı başına bir karakter olan bu doğa harikası yerin, Martina için bir planı vardır. Ölümcül bir hastalığı olan Marta geçmişiyle ve pişmanlıklarıyla yüzleşmek için buraya çok uzaklardan gelmiştir. Fakat annesini yakın zamanda vahşi bir cinayette kaybeden kuzeninin beklenmedik  bir şekilde ortaya çıkması, kadının dik başlılığına rağmen tüm planlarının  değişmesine  neden olacaktır.

İspanyol oyuncu Carme Elías (Martina) oyunculuğuyla, ölümün kestirilemezliğiyle , yaşamın hazzı  arasındaki git gelleri başarılı bir şekilde yansıtmıştır. Film kendini bir yol hikayesi olarak ortaya koyarken hayatı da bir noktadan diğerine varılan bir yolculuk olarak imgeler.

14.DAVRANIŞ (Conducta) (2014, Ernesto Daranas)

conducta_06

Bu filmle bir kez daha Latin sineması bir çocuğun gözünden  ailenin değerler sistemini ve bölgenin sosyo-politik karmaşıklığını sağlam bir hikayeyle anlatıyor. Chola, bağımlı annesiyle yalnız yaşayan ve köpek dövüşlerine katılan 11 yaşında bir çocuktur. Yakında emekli olacak öğretmeni Karmela, ona göz kulak olacak tek kişi olarak görünmektedir.

Chalanın günlük yaşamında karşılaşıp, nevi şahsına münhasır davranışlarına neden olan her bir farklı olay, bize bugünün Cübasının  gerçeklerini gösterir. Sosyal ve siyasi ayrımcılık, işçi sömürüsü ( ki bu adanın en önemli meselesidir) filmde akıcı ve eleştirel bir dille resmedilirken, Karayiplerin sıcaklığı ve hassasiyetiyle  olumlu mesajlar vermekten de geri kalmayacaktır.

15.ASABİYİM BEN (Relatos Salvajes) (2014, Damián Szifron)

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Senaryosundan sinematografisine son yılların en  yaratıcı filmlerinden olan bu kara komedi, modern toplumun absürdlüğünü tiye alırken, kendine has üslubununu en radikal biçimde ortaya koyar. Bağımsız kısa filmlerden oluşan film , bütün karakterleri  öç, intikam, iktidarsızlık, hüzün, ihanet gibi evrensel konuların çatısı  altına toplar ve bu insani konular filmin asıl kahramanı olurlar.

Filmin en önemli bir diğer özelliği marjinal  kaynaklar kullanmaktan çekinmeyerek, insanda sıradışı durumlarda ortaya çıkan hayvansı içgüdüyü gözler önüne sermekteki başarısıdır.

Filmin başarılı oyuncu seçimi ve karakterlerindeki zenginlik, izleyiciyi bağımlı yapacak bir hikaye, bir hikaye daha derken, keşke film hiç bitmese dedirtecektir.

çeviri: Gülnihal Karaca

kaynak: tasteofcinema

Reklamlar